Ekonomi

Ayı Piyasası ve Boğa Piyasası Terimleri Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Piyasaların yönünü tarif etmek ve içerisinde bulunduğu durumu hakkında bilgi vermek için ayı piyasası ve boğa piyasası terimlerini sıkça kullanırız. En basit tabiriyle, dipten %20 ve daha fazla bir oranda yükselişin yaşandığı, piyasanın iyimser bir havaya sahip olduğu ve yatırımcıların alım konusunda oldukça iştahlı hareket ettiği bir piyasa için ”boğa piyasası” tam tersi şekilde, tepeden %20 ve daha fazla bir oranda düşüşün yaşandığı, piyasanın karamsar bir havaya sahip olduğu ve yatırımcıların alım konusunda oldukça çekingen davrandığı piyasa ise ”ayı piyasası” olarak tabir edilmektedir.

Piyasa şartlarının sahip olduğu ”güçlü” bir durumu yansıtmak için kullanılan boğa, satış baskısının yoğun olarak hissedildiği ve kırılgan bir piyasayı yansıtan ayı, o kadar sembolik bir hale gelmiştir ki, dünya finansının kalbi olarak nitelendirilen Wall Street’te oldukça heybetli bir boğa heykeli yer almaktadır. ”Charging Bull” olarak bilinen ünlü boğa heykeli, Amerikan borsasının simgesi haline gelmiştir.

Yaklaşık 3.2 ton ağırlığındaki bronz heykel, 3,4 metre yüksekliğinde ve 4,9 metre uzunluğunda olup, boğanın gücünü ve enerjisini kullanarak Wall Street’in ve Amerikan ekonomisinin gücünü ve canlılığını temsil eder.

Charging Bull, ”Wall Street’in Boğası” veya ”Bowling Yeşil Boğa” olarak da anılır. Heykelin yeri ilk olarak 1989’da New York Borsası’nın önüne yerleştirilmiştir. Fakat bu durum geçici olup, heykel 1999 yılında Bowling Green’e taşınmıştır. O zamandan beri heykel bu konumda yer almaktadır. Dünyanın dört bir yanından her gün binlerce turist tarafından ziyaret edilen Charging Bull heykeli, New York’un turistik amaçla ziyaret edilen en popüler yapılarından biri haline gelmiştir.

Finansal piyasalarda yükselişler yaşandığı gibi, düşüşler de yaşanmaktadır. Boğa piyasası, hisse senedi fiyatlarının yükselişte ve ekonominin güçlü olduğu dönemdir; ayı piyasası ise fiyatların düşüşte olduğu zamandır. Fakat, her yükseliş boğa piyasası olarak düşünülemeyeceği gibi, her düşüş ayı piyasası olarak algılanmamalıdır.

Peki, düşen bir piyasa ”ayı” ile ilişkilendirilirken, yükselen bir piyasanın ise ”boğa” ile nitelendirilmesinin arkasındaki sebep ne olabilir?

Piyasaların durumunu belirtmek için kullanılan ayı piyasası ve boğa piyasası terimlerinin nereden geldikleri tam olarak bilinmemekle birlikte, bu konu hakkında birkaç farklı teori vardır. Bilinen en popüler hikayelerden birisi, ayı ve boğanın saldırıya geçerken nasıl bir harekette bulunduklarıyla ilgilidir. Ayılar, saldırırken pençelerini yukarıdan aşağıya doğru savururlar. Bu, düşüş trendini temsil eden bir hareket olarak yorumlanmaktadır. Boğalar, saldırırken boynuzlarını aşağıdan yukarıya doğru savururlar. Bu hareket ise, yükseliş trendini temsil eden bir hareket olarak yorumlanmaktadır. Ayı ve boğanın saldırıya geçerken yapmış oldukları bu hareketin yönleri, piyasanın hareketiyle ilişkilendirilmiştir.

Bir diğer teori ise, ayı postu ticareti yapan aracıların henüz almadıkları derileri sattığı 16. yüzyıla kadar gidiyor. Ayı postu satışında aracılık görevi yapan bu kişiler, ayının avcılar tarafından yakalanmadan önce postunu satmaktadırlar. Bu şekilde, ayı derilerini gelecekte avcılardan daha düşük fiyattan almayı umut ederek spekülasyon yapıyorlardı. Tarihsel kayıtlara bakıldığında, ayı boğadan önce gelmektedir. Çoğu kanıt, “ayıyı yakalamadan önce ayının derisini satma” (“sell the bear’s skin before one has caught the bear”) eğilimine karşı uyarıda bulunan bir atasözünden kaynaklandığını gösteriyor.

18. yüzyıla gelindiğinde, ayı postu (bearskin) terimi “ayı postunu satmak veya satın almak” ifadesinde ve “ayı postu simsarı” (bearskin jobber) adında, “ayı postu” satan kişiye atıfta bulunarak kullanılıyordu. “Bearskin jobber” terimi, 18. ve 19. yüzyıllarda Londra Borsası’nda faaliyet gösteren bir tür borsacıyı ifade eder. Bu terim, ayılarla (bears) ve postlarla (skins) ilişkilendirilmektedir. Daha sonrasında, ayı postu (bearskin) terimi kısaltılarak, hisse senedi satan spekülatörü ve sattığı hisse senedini tanımlamak için kullanılan ”ayı” (bear) terimine dönüştü.

”Ayı” olarak adlandırılan spekülatör, teslim tarihi gelecekte belirlenmiş olan ödünç alınmış bir hisse senedini satar. Bu işlemi, hisse senedi fiyatlarının düşeceği ve satış fiyatından kalan farkın kâr olarak tutulacağı hisse senedinin daha düşük fiyattan geri alınabileceği beklentisiyle yapar. Bu tür satış işlemi, İngiltere’de 1720 yılında yaşanan Güney Denizi Balonu (South Sea Bubble) olarak bilinen bir skandala karışan birçok kişi tarafından kullanılmıştır.

18. yüzyılda, “ayı postu spekülatörü” ifadesi, özellikle fiyatların düşeceğine bahse giren saygın olmayan satıcılar için aşağılayıcı bir anlam kazanmıştı. 1726’da Daniel Defoe, “Böylece her iki yüzlü, her sahtekar dost, her gizli dolandırıcı, her ayı postu spekülatörü ikiye çatılmış toynaklara sahiptir” diye yazmıştı. Bu terim, dünya tarihinin en büyük piyasa çöküşlerinden biri olan 1720 Güney Denizi Balonu sırasında popüler hale geldi.

Güney Denizi Balonu (South Sea Bubble), adını 1711 yılında İspanya’nın Yeni Dünya’daki kolonileriyle ticaret yapmak üzere kurulan Güney Denizi Şirketi’nden (South Sea Company) alıyor. Kral şirketin yöneticisi olunca Güney Denizi Şirketi’nin hissesi oldukça cazip hale gelmiş ve hissedarlar kısa sürede %100’e varan getirilerden faydalanmaya başlamışlar. 1720 yılında şirket, İngiltere’nin ulusal borcunun çoğunu üstlenmiş ve yatırımcılarını, yüksek bir primle satılan şirket hissesi karşılığında devlet tahvillerinden vazgeçmeye ikna etmiştir. Spekülatörlerin birçoğu sahip olmadıkları hisseleri satıyorlardı ve hisse fiyatı aniden çökünce sonuç şirket için bir facia, birçok yatırımcı için ise trajedi oldu. “Ayı” terimi Güney Denizi Balonu patlamadan önce de kullanılıyordu; ancak bu olay “ayı” teriminin daha yaygın bir şekilde kullanılmasına sebep olmuştur.

Aynı dönemde, başka bir hayvan sembolü de piyasada yerini aldı. “Boğa” terimi ilk başlarda hisse senedi fiyatlarının yükseleceği beklentisiyle yapılan spekülatif yatırımları tanımlamak için kullanılıyordu. Daha sonra ise, bu tür yatırımları yapan kişiyi tanımlamak için de kullanılmaya başlandı. Boğa, ayıya uygun bir alternatif olarak seçilmiş gibi görünmektedir. Nitekim şair Alexander Pope 1720’de şöyle yazdı:

”Hadi doldur Güney Denizi kadehini,

Tanrılar hisselerimize göz kulak olacaktır:

Memnun bir Avrupa Boğayı kabul eder,

Ve Jüpiter neşeyle Ayıyı uzaklaştırır.”

Bu süreçte, hayvan imgeleri piyasada yer edindi ve o zamandan beri ayı ve boğa terimleri borsa ile özdeşleşti.

Ayılar ve boğalar, bir zamanlar popüler olan hayvan dövüşü nedeniyle zıt olarak algılanıyordu. Borsa piyasasında ise, bu hayvanlar kâr elde etmek için mücadele eden yatırımcıları temsil ediyor. Yazımızın başında belirttiğimiz üzere, ayı ve boğa terimlerinin hayvanların avlanma şekillerine dayandığı düşünülmektedir. Ayılar pençeleriyle aşağı doğru vururken, boğalar boynuzlarıyla yukarı doğru saldırır. Bu kulağa çok mantıklı gelse de, bu terimlerin piyasalardaki ilk kullanımlarıyla gerçek bir bağlantısı olduğuna dair bir kanıt yoktur. Tamamen farklı bir teori ise, ayı postu spekülatörlüğü konusunu göz ardı ederek, ayı piyasası ve boğa piyasası terimlerinin Londra borsasının ilk zamanlarından geldiğini öne sürer. Bu teoriye göre, yatırımcılar hareketli dönemlerde ilan panosunu “bulls” (yani bültenler) ile dolduruyorlardı, durgun piyasalarda ise pano boş kalıyordu.

Son olarak, ayı ve boğanın sahip olduğu karakteristik farklılıklar piyasalara isimlerinin verilmesinde etken olmuş olabilir. Ayılar, kış aylarında yiyecek bulmak zor olduğu için kış uykusuna yatarlar. Bu süre zarfında, ayılar oldukça pasiftir ve çok az hareket ederler. Benzer şekilde, ayı piyasasında da hisse senedi fiyatları düşer ve yatırımcılar genellikle daha az işlem yapma eğilimindedirler. Ayılar, vahşi ve tehlikeli hayvanlar olarak algılanır ve bu da genellikle karamsarlık ve korku duygularını uyandırır. Ayı piyasası da yatırımcılar için karamsarlık ve korku dolu bir dönem olabilir, çünkü hisse senedi fiyatları düşmekte ve yatırımlarının değerini kaybetme riski artmaktadır.

Diğer bir yandan, boğalar, güç ve enerji ile özdeşleşmiş hayvanlardır. Bu da yükselen piyasaların coşkusu ve dinamizmi ile örtüşmektedir. Tarih boyunca boğa güreşleri, güç ve cesaret göstergesi olarak kabul edilmiştir. Boğa piyasası terimi de bu güce ve cesarete atıfta bulunuyor olabilir. Boğa figürü, birçok kültürde bereket ve refah ile ilişkilendirilmiştir. Boğa piyasası terimi de bu bereket ve refahın artması anlamına gelebilir.

Boğalar genellikle cesaret ve coşku ile ilişkilendirilirken, ayılar korku ve tereddüt ile ilişkilendirilir. Bu da yükselen piyasa ve düşen piyasa arasındaki psikolojik farkları yansıtmış olabilir. Hangi teorinin doğru olduğunu kesin olarak söylemek zor olsa da, hepsinin ayı piyasası ve boğa piyasası teriminin kökenine katkıda bulunmuş olması muhtemeldir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu